LabBlog!
Bizi Takip Edin...
Kategoriler  
  Üye Girişi
  Yeni Üyelik
Birimler

Yiyeceklerimizdeki Mitotoksin Tehditi Nedir?


Yiyeceklerimizdeki Mitotoksin Tehditi Nedir?
Tarım ürünleri, hasattan depolamaya, işlemeden satışa kadar geçen sürede, rutubet başta olmak üzere istenmeyen çevresel koşullar nedeniyle flamentöz funguslarla kontamine olurlar. Hayvansal bulaş ise, fungusların üreyerek metabolit salgıladığı tohum ve yağlı küspelerin hayvanlara yedirilmesi ile gerçekleşir. Bu ürünlerin gıda olarak tüketilmesi ile de hayvan ve insanlara bulaşır.

Gıdalarda ve yemlerde bulunan bu etkenlerin Aspergillus, Fusarium, Penicillum, vb. gibi 350 kadar sayıdaki fungus türlerinin ürettiği sekonder metabolit bulunmaktadır. Özel koşullarda salgılanan bu metabolitlerden mikroorganizmalara etki edenlere antibiyotik, yüksek organizmalara toksik etki gösterenlere ise  “mikotoksin” denir. Ürünün rutubet miktarı, ortamdaki oksijen miktarı, ışık, sıcaklık, süre, pH gibi bir çok etken bulunur. 

Mikotoksinler fiziksel koşullara oldukça dayanıklı ve çoğunlukla metabolize ve detoksifiye edilemeyecek kimyasal yapıdadır. Poliklonal antikorlarla saptanabilirler. En çok bilinen toksinleri Aflatoksin, Okratoksin, Patulin, Fuminosin gibileridir. 

Yüksek dozda akut, tekrarlayan düşük dozlarda kronik toksisiteye neden olurlar. Akut toksisite deri nekrozları, lökopeni, immunosupresyon gibi semptomlarla seyreden ağır tablolar ve çoğu kez ölümle seyreder. Kroniktoksisite ise individuel faktörlere de bağlı olmak üzere; nefrotoksik, hepatotoksik, nörotoksik, immunotoksik, mutajenik, kanserojenik, teratojenik etkiler ve fetal malformasyonlar, reprodüksiyon bozuklukları, kilo kaybı gibi semptomlar ile seyreder. Küçük moleküllü bu bileşikler reseptör gibi de davranarak metabolik faaliyetlerde biyosentez ve enerji üretimini de inhibe ederler.
Küflü artık ve yemlerin yedirildiği hayvanlar da insanlar gibi hastalandığı gibi, süt dahil tüm salgılarında mikotoksinler izlenebilmektedir. Hatta, kronik toksisiteye maruz kalmış kadınların da sütlerinde mikotoksinlere rastlandığına dair bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. 

En önemli bulaş kaynakları;

  • Kabuklu yağlı tohumlar (antep fıstığı, yer fıstığı, badem, fındık vb.),
  • Ev yapımı fermente et ürünleri (sucuk, pastırma vb.),
  • Tahıl ve tahıl ürünleri (unlar, fırıncılık ürünleri, baklagiller vb.),
  • Süt ve ürünleri (peynir, yoğurt),
  • Bebek ve çocuk takviye gıdaları (tahıl ve/veya süt içeren mamalar ve devam sütleri),
  • Kurutulmuş baharatlar ve kurutulmuş meyvelerdir.
  • İhracatta ekonomik ve ticari güvenilirlik açılarından,son yıllarda özellikle fındık, incir, kuru üzüm, yer fıstığı, pul biber ve benzeri ürünlerimizinlimit üstü miktarlarda mikotoksin bulundurmasından kaynaklaran ürün redleri önemlidir.

Yukarıda sayılan gıda ürünlerinde bulunması muhtemel mikotoksinler ve türevleri Acıbadem Labvital Gıda Kontrol Laboratuvarında ileri analitik cihazlarla saptanmaktadır. Bu analizler uluslararası akredite metodlarla çalışılmakta, özellikle ithalat ve ihracata yönelik her tür gıda örneğinde saptanabilmektedir. İnsan sağlığına etkileri, toplumda medyada populer olmuş ve özünde mikotoksinler kadar büyük tehlike oluşturmayan GDO, gıda katkı maddeleri vb. gibi konuların gölgesinde kalması nedeniyle yeteri kadar bilinmemektedir. 

Bu konuda kamu ve bakanlıkların yanı sıra, hekimler ve gıda denetimi yapanlar  ile medya sorumluluğu paylaşmalıdır.

Daha fazla bilgi için Acıbadem Labvital'e 0216 655 44 32 no' lu telefondan ulaşabilirsiniz.




Acıbadem Lab Tarafından 1 Haz.14 tarihinde gönderildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
İsim, Soyisim
E-Posta

E-Posta Bülteni
Gelişmelerden haberdar olun.